Hikâyemiz
Her şey tek bir kareyle başladı
Bir resmi küçük parçalardan kurmak insanın en eski oyunlarından biri. Biz o oyunu ahşapla, sabırla ve elimizle yeniden oynuyoruz.

01
Bir çocukluk ekranı
Hatırlar mısınız? Eski bir televizyonun karşısında, kocaman karelerden yapılmış bir kahraman zıplardı. Yüzü birkaç kareden ibaretti, ama biz onu tanırdık; sevinirdik, üzülürdük, bir daha denerdik.
O kareler bize hiçbir zaman eksik gelmedi. Eksik olanı hayal gücümüz tamamlıyordu. Belki de bir resmin en güzel yanı buydu: her şeyi söylememesi.

02
Nineden kalan kanaviçe
Sonra fark ettik ki bu fikir ekrandan çok daha eski. Ninelerimizin akşam ışığında işlediği kanaviçede her ilmek bir kareydi. Kilimin her düğümü, Zeugma’daki mozaiğin her taşı da öyle.
İnsanlar binlerce yıldır görüntüleri küçük parçalarla kuruyor; sabırla, birer birer. Biz bu uzun hikâyenin en sonuna, kendi küçük karemizi eklemek istedik.

03
Ahşaba dokunduğumuz gün
Ekran soğuktu. Dokunulabilir, kokusu olan, bir duvarda yıllarca durabilecek bir şey istiyorduk. Bir akşam atölyede bir çam çıtayı bloklara kestik ve her bloğun yüzünü açılı biçtik.
Işık her yüze başka düştü. Sabah başka, akşam başka bir resim çıktı ortaya. O an anladık: yaptığımız şey düz bir görüntü değil, gün boyu nefes alan bir yüzeydi. Ahşapix o akşam doğdu.

04
Bir eser, binlerce an
Bugün atölyemizde her bloğu hâlâ tek tek kesiyor, büyüteç ve ince bir fırçayla boyuyor, yerine koyuyoruz. Bir eserde yüzlerce, bazen binlerce blok var; her biri bir dikkat anı, bir sabır anı.
Hızlı değiliz ve olmak da istemiyoruz. Çünkü bir eserin değeri, onu yapan elin acele etmemesinde saklı.

05
Duvarınızdaki hikâye
Duvarınıza asılan, bir resimden fazlası olsun istiyoruz: bir sabah çayı, çocukluğunuzun şehri, sevdiğiniz bir yüz, kaybettiğiniz bir dost. Uzaktan bakınca hatırlarsınız; yaklaşınca dokunmak istersiniz.
Her Ahşapix, birinin hayatında bir yere denk gelsin diye yapılır. Belki sizinkine de.
Neye önem veriyoruz
- 01
İnsan eli
Her blok bir kez kesilir, bir kez boyanır, bir kez yerine konur. Makine hızına göre değil, iş bitene kadar çalışırız.
- 02
Dokunulabilir
Bir eser ekranda değil, duvarda var olmak için yapılır. Ahşabın damarı, boyanın izi ve kesimin açısı görünür kalır.
- 03
Anlam
Bir simit, bir çay bardağı, bir yüz. Seçtiğimiz görüntüler, birinin hayatında bir yere denk gelsin diye.
- 04
Oyun
Piksel, herkesin tanıdığı bir dil. Uzaktan bakınca resim, yakına gelince bir bulmaca.
Kendi hikâyenizi bloklarla anlatmak ister misiniz?








